PATRİKLİK MERKEZLERİ VE DİYARBAKIR

Süryaniler, coğrafik yaşam alanları bakımından Doğu ve Batı olmak üzere iki kola ayrılır. Bu ayrılık, Süryani Kilisesi için de geçerlidir. Doğu Süryanileri veya Doğu Kilisesi, Sasani egemenliği altında kalan; Mezopotamya, Irak, Türkistan, İran ve Hindistan’ı içine alan bölgede yaşayan Hıristiyanları kapsa-maktadır. Doğu Süryanileri olarak adlandırılan bu coğrafyada-ki Hıristiyanlar, kilise yönetimi anlamında Antakya Patrikliğine bağlı olmuşlardır. Din işleri, Qatoliqos/Mafiryan olarak adlandırılan genel piskoposluk tarafından yürütülürdü. Bu topluluğun dini önderi olan genel piskoposluk, yine An­takya Patrikliği tarafından atanmaktaydı.

Batı Süryanileri; Doğu Roma’nın (Bizans) siyasi, kül­türel etki alanında kalan Suriye, Küçük Asya ve Filistin’i içine alan coğrafi bölgedeki Hıristiyanları kapsamaktadır. Zaman içerisin-de birtakım siyasi ve idari anlaşmazlıklar temelinde ortaya çıkan kristolojik anlaşmazlıklar sonucunda, Doğu Kilisesi, Vatikan’ın etki alanına girmesiyle, Süryani kültüründen de uzaklaşmaya başlar. Batı Süryanileri, Bizans’ın akıl almaz baskı, rüşvet ve katliamlarına göğüs gererek, kendi kültür ve kilise geleneğini muhafaza etmeyi başarmışlardır.

Doğu ve Batı Süryanilerinin kilisevi ayrılıklarının, kaynağı; Bi­zans ile Pers İmparatorlukları arasındaki siyasi ve askeri üstünlük sağlama arayışlarındandır. I. Efes Konsülü sonucunda aforoz edilen Patrik Nostoryus’un taraftarlarının; Pers İmparatorluğu tarafından himaye edilmesi, Bizans’ın hâkimiyet alanı içerisinde yer alan Batı Süryanileri üzerindeki misyonerlik faaliyetlerine destek vermesi, sonu gelmeyecek ayrılıkların da temeli olmuştur. Süryani Patriklik Merkezi, kuruluşundan m.s. 518 yılına kadar Antakya’da ika­met ede gelmiştir.

Süryani (Hıristiyanlığın ilk yıllarında din anlamında) tabirini kullanan Aramiler, dinsel anlamda ilk merkezlerini, m.s. 38 yılında Antakya’da tesis etmişlerdi. Bu ilk topluluğa “Apostolik (Havarisel) Kilise” adı verilir. Bu, havarilerin kurduğu ve ilk Hı­ristiyan kuşaklarını içeren kilisedir. Bu merkez, m.s. 518 yılına kadar, Antakya’da varlığını sürdürür. Bu tarih ten sonra, Bizans İmparatoru Justinyan’ın, Hıristiyanlara karşı uygulamaya başladığı baskı ve zulüm sonucunda, Patrik I. Severiyos, Mısır’a sürgün edilir ve orada ölür.

Süryani Kilisesi, m.s. 518-969 yılları arasında, 451 yıl bo­yunca birçok noktalarda (Mezopotamya sınırları içinde) geçici olarak, korunma amaçlı hareket eder. 969’a gelindiğinde, Patrik VII. Yuhanna, Malatya’da Mor Barsavmo Manastırı’na yerleşir. Patriklik merkezini Barıd Manastırı’na yerleştirir. Ancak, Romalılar tarafından de­vam ettirilen mezhepsel baskılar sonu-cunda, Patrik IV. Diyonosiyos, patriklik merkezini m.s. 1034 yılında, Ma­latya’dan alarak Diyarbakır (Amid)’daki Mer­yem Ana Kilisesi’ne naklettirir. 1056 yılında patriklik, Mardin Mor Hananyo (Deyrul Zafaran) Manastırı’na taşınır. Bu manastırın Doğu cephesindeki duvar üzerinde bulunan bir yazıtta şunlar yazılıdır: “Kutsal üç sinottan (325 İznik, 381 I. İstanbul, 431 Efes) sonra, Heretik krallar, Süryani Ka­dim milletinin patriklik merkezini, Antakya’dan Beroa’ya (Halep), Malatya’ya ve Amid’e (Diyarbakır) kovdular. Miladi 1056 yılında, Antakya kutsal kürsüsü Mor Hananyo (Deyrul Zafaran) Manastırı’na yerleştirildi.

Patrik Abul-Faraç İbn-i Gımmar, 1091 yılında patriklik merkezini Malatya’ya naklettirir. 1166 tarihinde Mihayel Rabo patrik seçilince, patriklik merkezinin tekrar Mardin’e getirilmesini sağlar. 1862 yılında, Patrik II. Yakup’ la Mardin halkı arasında yaşanan bir anlaşmazlık yüzünden, Deyrul Zafaran Manastırı’nı terk edip Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi’ne yerleşir. Patrik II. Ya-kup’tan sonra Patrik II. Abdulmesih, Patrik IV. Gevargis, Dünya Ortodoks Süryanilerini bu kiliseden yönetmiştir. Diyarba­kır Meryem Ana Kilisesi, XI. yüzyıldan başlayarak XIX. yüzyılın sonlarına kadar kesintili olmak üzere birçok patriğe ev sahipliği yapmıştır.

Diyarbakır (Amid) tarihsel süreçte, Antakya Süryani Orto­doks Kilisesi kürsüsüne bağlı olan metropolitlik merkezlerinden biridir. 325 yılında düzenlenen ilk konsile (İz­nik), Amid Met-ropoliti Şemun da katılmıştır.

Diyarbakır Meryem Ana Kilisesi, kuruluşundan 1933 yılına kadar, metropolit düzeyinde bir makamı ifade ederken 1933’te Metropolit Mor Diyanosiyos Abdunnur Aslan’ın ölümünden sonra, Horepiskopos Bişare tarafından idare edilir.

1933-1941 yılları arasında Horepiskopos rütbesiyle kilisede ruhani lider olarak Bişare bulunmuş. Kilise vaftiz defterinde yaptığımız incelemede, 1941-1942 yılları arasında geçici olarak Mardin’den gelip giden Rahip Hanna Dolapönü, 1942-1954 yıl-ları arasında Rahip Yakup, 12 yıl boyunca kesintisiz görevde kalmış, 1955-1956 yılları arasında Papaz Melki ve 1956-1957 yılları arasında Papaz Abdulmesih, ruhanilik görevini ifa etmiş-lerdir. 1957 yılında göreve başlayan Horepiskopos Aziz Günel, bu görevine 1975’e kadar devam eder. 1975-1985 yılları arasında geçici görevlilerce idare edilen kilisede, 1985 yılında Papaz Hanna Aykurt göreve başlar. 1994 yılında bu göreve Pa­paz Yusuf Akbulut getirilir. Kendisi halen bu görevi ifa etmektedir. Meryem Ana Kilisesi, idari açıdan, merkezi Mar­din’de bulunan Metropolit Füliksinos Saliba Özmen’in yönetimindeki Deyrulzafaran Metropolitliği’ne bağlı bulunmaktadır.