SÜRYANİ KAVRAMI
Süryani sözcüğünün menşei konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Bunları üç grupta sınıflandırabiliriz; Coğrafik yaklaşım, Tarihi olay ve kişileri temel alan yaklaşım, Filolojik yaklaşım,
Bu yaklaşımları destekleyen açıklamaları kendi içinde gruplandırarak görmeye çalışalım:
Coğrafik yaklaşım:
Süryani adının, Lübnan’ın güneyinde bulunan ‘Sur’ şehir yerleşmesinden kaynaklandığı iddia edilir. Havarilerin tümünün bu şehir ve çevresinde oturmuş olmalarından dolayı, bunlar için “Suriin” ifadesinin kullanıldığı iddiası yaygındır. Yine, Yunanlıların Sur şehri bölgesinden yapmış oldukları ticaretten dolayı, burada yaşayanları “Süryani” olarak isimlendirdikleri ifade edilmektedir. Suriye ismi ile ilgili olarak yapılan açıklamalarda, Süryani kavramı, “Suriyeli” şeklinde açıklanmaya çalışılır. Yani, Suriyeli ile Süryani adlarının Suriye coğrafyasında yaşayan halkı ifade ettiği ileri sürülmektedir. Bölgede yaşayan yerli halk Keldaniler ve Babilliler’in alt kolları olan Asurlular, Ermeniler ve Nebatlılar Hıristiyanlığı kabul etmiş olmaları, bu topluklulara yönelik Süryani tanımlaması, putperest ırkdaşlarından ayırışımın bir ifadesi olarak Hıristiyan anlamında kullanılmıştır. Suriye coğrafyasında oturdukları için Suriyeli anlamında “Süryani” adıyla biliniyor ve Süryaniceyi kullanıyorlardı. Bu iddiayı savunanlardan; Mor Dionyesius Yakub Bar Salibi, Mor Mihayel Rabo ve Meçhul Urfalı Tarihi’nin yazarına göre Suriye ismi, bölgeyi ele geçiren Kilikos’un kardeşi Suros’tan gelmektedir.
Tarihi olay ve kişileri temel alan yaklaşım:
Süryani adının, Pers Kralı Keyhüsrev’in (Süryanice’de Syrus veya Sirus olarak okunur) adından kaynaklandığı iddia edilmektedir. Keyhüsrev (Sirus) Babil’i fethinden sonra, burada tutsak bulunan Yahudileri M.Ö 534 de serbest bırakması ve ata toprakları olan Kudüs’e dönmelerini sağlaması, tapınak ibadetlerini ve ulusal kimliklerinin unsurlarını yeniden oluşturmalarına yardımcı olmasından dolayı, kurarıcı olarak büyük saygı ile anılmaya başlanır. Bu tarihi olayı, İsa’nın getirmiş olduğu yeni mesajla özdeşleştiren ilk Hıristiyanlar, putperest olan ırkdaşlarından ayrılıp farklılıklarını ifade edebilmek için kendilerini “Surin” olarak tanıtırlar. Bazı Süryani kaynaklarında Süryani isminin M.Ö. 1400–1500 yılları arasında Antakya şehrini inşa edip, Mezopotamya’da hüküm sürmüş olan Arami kralı Sürrüs adından kaynaklandığı konusunda da bilgilere rastlanmaktadır. Bu yaklaşıma bir örnek de, Süryani adının Hz. İbrahim’in sülalesinden gelen Dadanoğlu Asur, ya da Asurî’nden türetilmiştir.
Filolojik yaklaşım:
Bu yaklaşıma göre; Asurlular ülkesine, Yunanlılar tarafından “Asur” kelimesinin sonuna “Y” harfi eklenerek “Asury” deniliyordu. Zamanla Asury kelimesinin “A” harfi düşerek, kelimenin “Surya” halini aldığı iddia edilmektedir.