DİYARBAKIR’DAKİ SÜRYANİ OKULLARI
Osmanlı devletinde, “ekalliyet” olarak adlandırılan gayrimüslim tebaa, belli dönemlerde birtakım imtiyazların tanındığı tarihi bir gerçektir. Fatih Sultan Mehmet’in, Rumlara tanıdığı imtiyazlar ve daha sonra diğer topluluklara tanınan haklar yanında, Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla, hukuki ve sosyal alanlarda elde edilen hak ve imtiyazlar, eğitim kurumlarında da kendini gösterir.
1869 tarihli, Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nin yayınlanmasından hemen sonraki uygulamaları, resmi kayıtlardan ta-kip etmek mümkündür. 1287 (1870) tarihli Diyarbekir Vilayet Salnamesi’nde, cemaatler bazında, eğitim kurumlarının sayıları ile ilgili şu bilgiler yer almaktadır.
Ermeni |
: |
3 |
|
Keldani |
. |
1 |
|
Protestan |
: |
1 |
|
Süryani |
: |
1 |
|
Rum |
: |
1 |
|
Yahudi |
: |
1 |
|
Rum Katolik |
: |
1 |
|
|
|
|
Toplam olarak, dokuz adet okulun varlığından bahsedilmektedir. Ancak, bu okulların öğrenim kademesi belirtilmeyip, sadece “mektep” ifadesi kullanılmıştır. Burada ortaya konul-maya çalışılan konu, genelde Diyarbakır’daki gayrimüslim cemaatlerin eğitim durumları hakkında, tespitlerde bulunmak ve buradan hareketle, Süryani eğitim kurumları hakkında birtakım değerlendirmelerde bulunmaktır.
Mevcut bulunan 5 döneme ait, Diyarbekir vilayetiyle ilgili Maarif Salnameleri esas alınarak, konuya açıklık getirilmeye çalışılacaktır.
1898 (1316) tarihli Maarif Salnamesinin, 1052. ve 1053. sayfalarında, Diyarbekir merkez kazasında bulunan ve “mekâtib-i gayrimüslim” başlığı altında verilen bilgiler şöyledir:
Aşağıdaki dağılımda gözlendiği kadarıyla, Süryani Kadim cemaatine ait okul 1297 (Miladi 1879) tarihinde açılmıştır. Bu tarih, Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nin yayınlandığı tarih-ten 10 yıl sonrasına tekabül etmektedir. Okulun adı, “Süryani Mektebi”dir. Nizamname ile birlikte getirilen ruhsatname alma zorunluluğunu 8 Mayıs 309 (1891) tarihinde yerine getirmiştir. Rüştiye derecesindeki bu okulun sorumlu idarecisi Naum Efendi’dir. Maarif Salnamesinde yıllara göre öğrenci sayısı şöyledir:
1316 (1898) – 85
1317 (1899) – 61
1319 (1901) – 51
Yörede geçerli olan, kız çocuklarını okula göndermeme anlayışı, Süryani cemaati için de geçerliliğini korumaktadır. Bunun yanında, daha modernist bir yaklaşımı savunan Protestan cemaati, kız çocuklarının eğitim görmeleri konusunda herhangi bir kısıtlamaya gitmemiştir. Tabloda da görüleceği gibi, mevcut gayrimüslim cemaatlerine ait okullarda kız öğrenci bulunmamaktadır. Sadece, Protestan mektebinde kız öğrenci mevcuttur. Kız öğrencilerin sayıları, zamanına göre oldukça yüksektir:
Süryani mektebi, Lalebey Mahallesi’nde bulunan Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi kompleksi içinde, Kuzey yönünde bulunan ve halen ayakta duran odalarda, eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmüştür. Bu okulların öğretim kadrosu geniş olmayıp, faaliyetlerin bir veya iki öğretmen tarafından sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Bu okullarda, tüm öğretim faaliyetleri, cemaatin sahip olduğu dilde (Süryanice, Ermenice vs.) yerine getirilmekteydi. Sadece, okutulması zorunlu olan Osmanlıca dersleri için, dışarıdan gelen Müslüman öğretmenler mevcuttu. 1905 tarihli Diyarbekir Vilayet Salnamesi’nde, Süryani mektebinde, Osmanlıca derslerine Hüseyin Sadık Efendi’nin girdiğini görmekteyiz.
Karma eğitimin verildiği Diyarbekir İdadisi’ndeki Müslim ve gayrimüslim öğrenci sayısı aşağıda verilmektedir:
Öğretim Yılı |
Müslüman Öğrenci |
Gayrimüslim Öğrenci |
1895-1896 |
45 |
6 |
%14 |
1896-1897 |
70 |
11 |
%16 |
1897-1898 |
80 |
21 |
%27 |
1898-1899 |
52 |
6 |
%13 |
1900-1901 |
51 |
3 |
%7 |
Diyarbakırlı Süryani fikir ve edebiyat adamı, Naum Faik’in hayatı hakkında, en kapsamlı bilgileri veren Murad Fuad Çıkkı’nın eserinden alıntıların bulunduğu çalışmada, “Naum Faik’in 7 yaşında iken Süryani cemaatine ait bu okulda ilköğrenimine başladığını ve daha sonra, Süryanilerin Diyarbakır’da tesis ettikleri lise düzeyindeki okula devam ettiğini belirtir. Lise düzeyindeki bu okulun “Kadim Süryani Kardeşler Şirketi” tarafından tesis edilmiş olduğunu ifade eder. Bu okulun da 8 yıllık eğitim-öğretimi süresince; Süryanice, Arapça, Türkçe, Farsça, Fransızca dillerinde eğitim görmesi yanında, musiki ve özellikle kilise musikisi ile ilgilendiğini belirtir. Bu okulun ekonomik gerekçelerle 1889 yılında eğitim ve öğretim faaliyetlerine son verdiği ifade edilir”.
Bu dönemde, tüm topluluklar arasında benzer özelliklerde eğitim öğretim yapılmaktaydı. Baba çocuğunu ya kilise okuluna veya köy okullarına gönderirdi. Çocuk, elinde uzun bir sopası olan öğretmenin önünde diz çökerek eğitimine başlardı. Bu okullarda Süryanice, Arapça ve Türkçe okuma yazmanın yanında, az da olsa, sarf, nahiv ve matematik öğretilirdi. Bu okullarda zaruri olan bilgiler verilirdi. Bu öğrenciler kilisede namaz kılarlardı. Bu öğrenim esnasında çocuk, sabah ve akşam ibadetleri sırasında, Şemmas’ın yönettiği koroda ilahiler söylemesini öğrenirdi. Daha sonra kâhinin anlattığı dini hikâyeler ile rahip ve azizlerin hayat hikâyelerini dinlerdi.
1838 yılında Süryani patriğinin İstanbul’da Ermeni patriğini ziyareti sırasında, Ermeni patriği eğitimsiz, okulsuz halkların erimeye ve yok olmaya mahkûm olduğunu söylemesi, Süryani patriğini etkiler. Dönüşünde, Deyrulzafaran Manastırı’nda 25 erkek çocuk için mütevazı bir okul açılır. Ders kitapları olmadan, eğitimsel anlamda yetersiz rahiplerin gözetiminde, Süryanice, Arapça okuma yazma öğretmeye başlanır. Diyarbakır’daki Süryaniler, 1879’da modern anlamda, ilk defa sıra ve masa bulundurulan bir okul açarlar. Bu okulun idaresini Hanna Sırrı Çıkkı Efendi üstlenir. Bu okulun açılışı, IV. Petrus’un (1872-1894) patrikliği dönemine rastlar.
Bu okul, kısa süre içinde beklenmedik bir başarı ile büyük bir şöhret kazanarak, zamanın okulları arasında en önde yer alır. Bu okul, Naum Faik ile birlikte birçok edip ve yazarın da yetişmesini sağlarken, henüz yeni başlayan aydınlanma dönemine de önemli katkıları ve etkileri olur. Naum Faik, kendi el yazısı ile yazdığı hatıralarında, bu okulun kendisini nasıl etkilediğini şöyle anlatır:
“1879’da Diyarbakır Süryanilerinin bir araya gelerek oluşturdukları “Kadim Süryani Kardeşler Derneği”nde seçkin insanlar görev almışlardı. Bunlardan bazıları: Kiryakos Hıdırşah, Şemmas Hanuş Mumcu, Kiryakos Esfer, Hacı Saliba Boyacı idi. Bu derneğin amacı, yeni ve modern bir okul tesis etmekti. Süryani çocuklarının daha iyi bir eğitim almaları gayesi ile okullar açmaktı. Bu amacın gerçekleştirilmesi için maddi ve idari şartları yerine getirilerek okulun temeli atıldı. Okulun idaresine de Profesör Hanna Sırrı Çıkkı-i Amidi getirildi. Bu hoca, Süryanice, Arapça, Türkçe, Farsça ve Fransızca biliyordu. Okulun eğitim programı çerçevesinde, dil öğretimine özel önem verilmiştir. Süryanice, Arapça, Türkçe ve Fransızca dillerinin öğrenimine özel önem verilmiştir. Okulun idaresi 1881’de tamamen Hanna Sırrı Çıkkı’ teslim edilmiştir. Dernek, okulun başarılı olduğunu görünce, okul için daha kullanışlı bir bina yaptırma kararı alır. Okulda, yukarıda belirtilen dil öğretiminin yanı sıra, öğretim müfredatı çerçevesinde Tabiat Bilimleri, Matematik, Hıristiyan Teolojisi ve Kilise Musikisi dersleri de veriliyordu.”. Bu okulun eğitim öğretim faaliyetleri 8 yıl kadar devam eder. Okul, 1889 yılında, ekonomik nedenlerle faaliyeti-ne son verir.
Bu okulun dışında, Diyarbakır Süryanilerinin sahip oldukları ikinci okul Rüştiye derecesindedir. 1297/1879 tarihinde açıldığı ve 8 Mayıs 1309/1891 tarihinde ruhsatname aldığı belirtilir. Okulun adı “Süryani Mektebi” dir.
Okul, günümüzde Lalebey mahallesinde bulunan Meryem Ana Kilisesinin Kuzey cephesinde yer alan odalarda, şimdi papaz evi olarak kullanılan yapı içerisinde faaliyet göstermiştir. Kilise bahçesinin Güney yönünde, divanhane olarak tanıtılan 6 pencereli ve tek katlı yapının girişi üzerinde de, “Bu okul 1851 yılında Patrik ?.Yakup döneminde, kilisenin ve Musa oğlu Yusuf Bey’in malından tamamlandı.” ifadesi Süryanice olarak yer alır. Dikkat edilirse burada iki farklı yapının, okul amaçlı olarak faaliyet göstermiş olduğu izlenimi ortaya çıkmaktadır. Günümüzde de mevcut bulunan kilise bahçesinin Güneyinde yer alan yapı, fiziki anlamda daha küçük olması, buranın rüştiye derece-sindeki okul olduğu, Kuzeyde daha geniş ve iki bölümden olu-şan yapının da, Süryani Kardeşler Cemiyeti tarafından tesis edilen lise düzeyinde ve medrese olarak tanımlanan okul binası olması muhtemeldir.
Rüştiye derecesindeki okul kayıtlarda yer almaktadır. 1316/1898 tarihli Maarif Salnamesinde, Okul müdürü olarak Naum Efendi adı geçmektedir. 1321/1903 tarihinde, okul müdürü olarak Said Efendi’nin adı geçer. Öğrenci sayısı yıllara göre 1316/1898 yılında 85, 1317/1899 yılında 61, 1318/1900 yılında 51 olarak belirtilmektedir. 1321/1903 tarihli salnamede ise öğrenci sayısı belirtilmemiştir.